günün sözü: ihanetin küçüğü büyüğü olmaz.

photoshop ile pürüssüz cilt yapımı

merhaba arkadaşlar, bu yazımızda photoshop ile ipeksi ve pürüssüz bir cilt nasıl yapılır bunu anlatacağız. photoshop, ilk çıktığı zamanlarda tarayıcı yoluyla resimlerin düzenlenmesini sağlamak amacıyla yapılmış bir programdı. zaten bunu isminden de anlayabiliyoruz. işte bu şahane program sayesinde resimlerimiz üzerinde gıcık olduğumuz, tiksindiğimiz o sivilceler, yaralar veya diğer kalıcı izler insanı rahatsız eder. buna çözüm olarak işte photoshop yardımımıza koşuyor.
                                                      -resmimizin ilk hali-
                                                      -resmimizin son hali-
photoshopta resmimizi açtıktan sonra bu katmanımızı bir kez çoğaltıyoruz. isterseniz bu katmana sağ tıklayıp 'duplicate layer' yolunu izleyebilirsiniz veya bu katmanımızı layer paletinin en altında bulunan new layer butonunun üzerine sürükleyerek yapabilirsiniz. tüm çalışmamızı bu katman üzerinde gerçekleştireceğiz.


devamını oku

el yapımı kağıt nasıl yapılır?

tahtadan yapılmış bir teknenin içerisinde saf su ve incecik rendelenmiş ağaç tortuları uzunca süre baş başa bırakılıyor. hemen hemen 4 haftayı bulan bekleyişten sonra, yine tahtadan yapılmış bir süzgeç, suyun içine daldırılarak ağaç liflerinin üstte kalması sağlanıyor. süzgeç üerinde, kağıdın ilk şekli oluşurken kurumasını hızlandırmak için üzerine ince bir bez seriliyor. suyu alınan kağıt bezden ayrılıp kurumak için güneşe çıkıyor. iki gün süren güneş kağıt birlikteliği mengenede son buluyor. oldukça sert olan kağıt, mengenede 15 saat kadar incelmek için çabalıyor ve el emeği göz nuru el yapımı kağıtlar, zorlu süreçten geçtikten sonra kalemle buluşmak için hazır.

bu kağıdın nasıl yapıldığını izleseydiniz, kolay kolay müsvedde niyetine kağıt harcamazdınız. zira anlattığımız el yapımı kağıt, çin'de ortaya çıkan ve 2. asırdan kalma teknikle yapılıyor. makedonya'nın şirin şehri ohri'de karşılaştığımız lupço panevski'yi dükkanı önünde askılığa, sudan yeni çıkan kağıt parçalarını yerleştirirken gördük. berber dükkanları önünde kurumak için bırakılan havlulara benzettiğimiz kağıtları incelediğimizi gören güler yüzlü panvski, bizi dükkanına davet etti. bir yandan el yapımı kağıdı hazırladı, bir yandan da yaptığı işlemleri anlattı. balkanlar'a 16. yüzyılda gelen tekniği kullanan nadir insanlardan biri olan panevski, el yapımı kağıdı babasından öğrenmiş.


devamını oku

internette dolaşan geyikler

"amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. burası da hindistan olsun" diyen mizah dehası bu ülkeye topraklarında doğup büyüdü. onun gibi pek çok defa var bu ülkede. onun gibi inanılmaz espiriler yapan yüzlercesi var. güzel ülkemizde mizah ve mizahçı bitmez tükenmez derya. çünkü şeytani zekası olan, hazırcevap, espri gücü çok fazla olan bir milletiz.

hadi biz yazarak-çizerek hayatını kazananları yani profesyonel olanları tanıyoruz. mizah dergilerinde, tv-radyo ve yazılı basın reklamlarında şeytani zekalarından çıkanları görüyoruz. hepsini çok da takdir edip seviyouz. hele üniversite gençliği, mizahçıları pop yıldızlarından daha çok seviyor.

isimsiz kahramanlara ne diyeceğiz? hani o "temel bir gün" diye başlayan fıkraları, espirileri yapanlar. örneğin bir fenerbahçe-galatasaray maçı oluyor. iki saat sonra binlerce espri internette dolaşmaya başlıyor. haliyle yüz binlerin diline düşüyor. her köyde, kasabada mizaha yakın, nüktedan denilen böyle birisi mutlaka vardır. son yıllarda internet sayesinde onlarla her şeyi paylşamaya başladık.


devamını oku

biraz da genel kültürümüz gelişsin

ingiltere'yi avrupa'ya bağlayan yol: manş tüneli
manş tüneli, 6 mayıs 1994 yılında hizmete açılmış bir tüneldir. ingiltere ile fransa arasında, manş denizi'nin 91 metre altında ve uzunluğu 38 kilometre olan, saatteki hızı 300 kilometreyi bulan trenlerin yol aldığı iki tünelden oluşur. bu tünellerde egzoz dumanının tünele dolmaması için karayolu kullanılmaz. bu tünel eğer olmasa şu anda ingiltere'nin avrupa ile tüm bağlantısı kesilmiş olacaktır. bu yüzden manş tüneli ingiltere için çok önemlidir.

kaliforniya'da central valley projesi
önceleri geniş bir çöl alanı olan söz konusu bölge, baraj ve kanallarla sulanmaya başlanmıştır. verimli tarım alanları ve otlaklara dönüştürülen alanda yoğun tarım ve hayvancılık faaliyetlerine geçilmiştir. böylece ekonomi canlanmış şehirleşme artmıştır. buna fresno şehri örnek olarak verilebilir.


devamını oku

dostlar aksiyonda görsün

iki hafta önce 'thor' filmiyle bir kez daha gündemimize girmişti. bir dönem ülkemizde tommiks, red kit, superman ya da zagor'un bayraktarlığını yaptığı çizgi roman/hikaye kitapları (onlar da kardeş ya da çocuk dergileriyle birlikte verilirdi) şimdi ne durumdadır acaba? yakın zaman önce bir furyaya dönen davam, suç ve ceza gibi klasiklerin çizgiye uyarlanmasıyla kendine bir itibar alanı açmayı denedi. ancak yüzdeye vurulduğunda barajı bile aşamayacak yetişkinbir azınlığı hariç tutarsak, çizgi romanın ülkemizdeki makus talihi devam ediyor. örneğin, bizdeki çoğu yapım şirketini cebinden çıkaracak bir çizgi roman (comic book) fabrikası olan marvel'imiz yok. görünen o ki, çoklukla karanlık olan bu hayali kahramanlar, amerika ve uzakdoğu'daki ihtişamına bu topraklarda hiç ulaşamayacak. hollywood içinse bulunmaz bir hazineye dönmüş durumda.


devamını oku

türkçe içerikte devrim; acunn.com

çok uzun yıllardır, hadi adını da koymayalım superonline, e-kolay ve ixir'den bu yana internet'te türkçe içeriğe yapılan doğru düzgün bir yatırıma rastlamıyorduk. küçük girişimcilerin yaratıcı fikirlerinin eseri başarılı örneklerden bahsetmiyorum. sermaye gücü gerektiren portalleri kastediyorum. internet yayıncılığımıza 10 yıldır hakim olan bu kısırlık nihayet acunn.com ile kırıldı.

türkçe internet yayıncılığı daha henüz emekleme aşamasındayken 1900'lerin sonunda patlayan ve yanlış bir şekilde yeni ekonomi balonu olarak adlandırılan krizin etkisiyle yere kapaklanmıştı. o günden beri de bir türlü ayağa kalkamadı. internet içeriğine yapılan yatırıma bir kez güvenini yitiren sermaye, bu alandan 10 yıl boyunca öcü gibi kaçtı.

oysa 2000'de patlayan yeni ekonomi balonu değildi. patlayan bilakis tam da eski ekonominin kendisiydi. yeni ekonomi, hammaddesi enformasyon olan, enformasyonu işleyip, ürün haline getiren şirketlerin başaktör olduğu ekonomik sistemin adı. yeni ekonomi balonu dedikleri patlama ise eski ekonominin kalesi borsa sisteminde yaşanan bir çöküştü. borsa spekülatörleri yeni ekonomi şirketlerinin değerini yıllarca pompalayıp, şişirmişlerdi. 2000'lere girerken patlayan balon işte bu eski ekonominin kendi başına yarattığı balondan başka bir şey değildi. yeni ekonomi şirketlerinin şişirdiği bir balon değil, eski ekonomi simsarlarının şişirdiği bir balondu.


devamını oku

hocaefendi'nin çilesi

fethullah gülen'in çok sevdiği milletine ve insanlığa hizmetten başka düşüncesi olmamış. bügüne kadar da aksi yönde hiçbir iddia ispat edilememiş, atılan çamurlar tutmadığı gibi izi de kalmamış. türkiye'de sağ-sol kavgalarının sokakları kan gölüne döndürdüğü günlerde ne söylüyor idiyse bugün de aynı şeyleri söylüyor. dünya çapında bir eğitim hamlesinin fikir öncülüğünü yapıyor. kendi ifadesiyle tanımadığı binlerce insan, onun açtığı ufku, ülkü haline getirerek yüzden fazla ülkede eğitim bayrağı dalgalandırıyor. ancak mefküre ve hayal olarak düşünebilen şeylerin hayata geçildiğini görüyoruz. hakkari'den edirne'ye, kenya'dan moğolistan'a kadar büyük bir coğrafyada cehaletin beli kırılmaya çalışılıyor. böyle büyük ufku ve ülkülerin peşinde gidenlerin, küçük siyasi hesapların içinde olmayacağını, olamayacağını bazıları anlamakta zorlanıyor. asya steplerinde, afrika çöllerinde eğitim meşalesi taşıyanın kayıkçı kavgası gibi siyasi kapışmaların parçası olması doğru da değil mümkün de. insanlığı yakıp kavuran cehalet yangınına karşı avuçla taşınan suya gözyaşı katarak müdahele edilmeye çabalanıyor. bunu alkışlaması gerekenler, tam aksine sizin üzerinizden siyasi kavga yapmaya kalkıyor. bu nadanlıklar insanı yaralıyor. hocaefendi'nin çilesi bu olsa gerektir.


devamını oku

anneler günü nereden çıktı?

evet arkadaşlar anneler günü nereden çıktı? nasıl olduda anneler günü diye bir gün belirlendi?

'rhea ana' törenleri, antik çağdan bu yana geleneksel olarak sürüyor. rhea, yunan mitolojisi'nde tanrıların tanrısı olarak adlandırılan zeus'u dünyaya getiren anadır. herkesin anası gibi elbette hristiyanların anası meryem de kendilerine göre makbul ve mukaddes sayılır. hristiyanlığın avrupa'ya yayıldığı dönemlerde kiliselerde düzenlenen ayinlerden sonra çocukların annelerine armağanlar vermesi adet olmuştur. 1908'de amerika'da yaşanan bir hadise de anneler günü'ne ayrı bir pencere açmaktadır.
anna jarvis genç yaşında annesini kaybetmiş ve dünyada ana sevgisinin yerini hiç bir şeyin tutmayacağı düşüncesi ile hayatla bağlarını koparmıştı. jarvis'in bu tavrı çevreyi son derece üzmüş ve halk belediye başkanlığına başvurarak bu duygunun gelenekleşmesini istemişti. amerikan kongresi mayıs'ın ikinci pazarını anneler günü olarak kabul edecek ve 43 devlet bu günü benimseyecekti. anneler günü bizde ise türk kadınlar birliği'nin girişimi ile 1956 yılında ilk kez kutlanmaya başlamıştır.


devamını oku

konsept - ölüyor günler


albüm açıklaması;
çatı katı records'da çalışmalarını sürdüren konsept, "ölüyor günler" ile karşınızda. albümde 7 şarkı bulunmakla beraber şarkıların tüm mastering işlemlerini rexice yapmış bulunmaktadır. konsept, 4 yıllık rap müzik hayatında birçok şarkı yayınlamış olmasına rağmen yalnızca iki albüm çıkarmıştır. albümün biraz daha geniş yelpazede olması gerekirken, araya giren askerlik nedeni ile şarkı sayısı minimum ölçüye çekilip sadece müzik keyfini çıkarabileceğiniz bir albüm yayınlamıştır. albümde sadece marvelous ile feat bulunmakta. Ayrıca albümde konsept'in sevilen şarkısı eylül'ün devamı olan eylül part 2 bulunmakta, part 2'de değişiklik yapılıp akustik tarz kullanıldı ve şarkıda konsept'e marvelous eşlik etti.


devamını oku

hayatımız mizah olmuş haberimiz yok

eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında "bu ev kiralıktır" yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında "bu da" yazısını görürseniz bilin ki trabzon'dasınız.

kırmızı ışıkta durduğum anda yanımdan iki motosikletli ışık hızında ve tek tekerlek üzerinde geçti.
ben ağzım açık olayı izlerken yanıma yanaşan 112 ambulansından doktor camı açtı ve bana: "gördün mü bizim müşterileri... hey maşallah!" dedi.

kardeşime araba kullanmayı öğretiyorum. çok hevesli... bana; "abi çok kolay yaa aynı bilgisayar oyunu gibi!" diyor. cevabım; "hııı... ama tek canın var!"

otobüse bindim her yer dolu arkaya doğru ilerledim bir koltuktan tutundum ayakta duruyorum. hemen önümde oturan 20'li yaşlara yaklaşmakta olduğunu tahmin ettiğim genç: "oturmaz mısınız?" dedi hani kalkayım da oturun anlamında "gerek yok teşekkür ederim böyle iyi." dedim. kalktı ve "buyurun oturun." dedi. "teşekkürler iyi böyle." dedim. "huysuzluk etme otur dedik otur işte!" dedi ne yapayım oturdum ben de.


devamını oku