günün sözü: ihanetin küçüğü büyüğü olmaz.

çocukken futbol kuralları

  • maçlar minyatür kalede oynanıyorsa, penaltı boş kaleye ters şekilde topukla vurulurdu.
  • maçların hayali kale direkleri arası adım ile sayılır, olmaları gereken yerler iki taş ile işaretlenirdi.
  • hava kararınca, ezan okununca, anne-baba çağırınca maç biterdi.
  • üç korner bir penaltıydı.
  • frikiklerde "açıl biraz" denince "burası ali sami yen mi?" şeklinde cevap verilirdi.kaleci topu 3 kere sektirirse rakibe "açılsana 3 defa sektirdim." derdi, rakip açılırdı; efendilik vardı.
  • abanma ve burun vurmak yoktu, vurulursa eleştirilip kınanırdı.
  • topun sahibi tüm kuralları koyar, takımı kurar, kaleyi seçer, istemediği kişileri topuyla oynatmazdı.
  • taçtan kendi önüne atıp başlatılınca, taç değişirdi.
  • maçı izleyen küçük bir grup varsa, penaltı olup olmadığına onlar karar verirdi, saygı vardı.
  • oynayacakların sayısı eğer tek ise, güçsüzlerden biri devre değiştirerek gönlü alınırdı.
  • kaleci oyuncu kavramı vardı. takımların genellikle iyi oyuncuları bu kutsal göreve kendilerini adarlardı.
  • atan alır spor vardı. eğer top kime çarpıp çıkmışsa topun gittiği yer neresi olursa olsun koşa koşa gidip alırdı.
  • skor ne olursa olsun akşam sati yaklaştığında "gölü atan kazanır." kuralı işlerdi.
  • el kasti değilse (bunu da o zamanlar nasıl ayırıyorsak hin anlamış değilim) o top direkt kaleye kullanılmaz, "kasti değil ki oğlum, gol olmaz." denirdi.

2 yorum:

teşekkürler bilgi için


şahane yazı :)